30 Ocak 2005 Pazar

Mektup!

Bu gün bendeki resimlerini ve mektuplarını yakıyorum.Küllerini sana göndereceğim. İşte! Hepsi önümdeduruyor. Şu resim çekilirken karşında ben vardım,hatırladın mı? Üzerini diyerekimzalamışsın. Bu seni en çok anlatan resimdibiliyorum. Bana en yakın olduğun resimdi... Karşındaben vardım, gözlerin gözlerimdeydi... İçin benimledoluydu, bakışların gibi. Önce bu resmini yakacağım,bu en çok sen olan resmini. Sonra da diğerleriniyakacağım. Hepsi birer birer kıvrılıp kül olacaksonunda. Ya mektupların? Herbirini çok çok öptüğümmektupların...Satır satır içimde çakılı duran mektupların. Onlarda yanacak. Senden madde olan hiçbir şey kalmasınistemiyorum bende. İçimde bıraktığın eziklik yeter artık. Artık seninle değil, verdiğin acılarla avunacağım. Seni bütünarzuların üzerinde, bütün özlemlerin ötesindeseveceğim artık. Sensiz bir dünya yaratacağım senden.Dünya duracak ama sen durmayacaksın. Zaman bitecek,ama sen bitmeyeceksin. Bir gün bütün çiçekleri solacakbahçelerin, yıldızlar ışık vermeyecek, güneşdoğmayacak hiç. Ama sen solmayacaksın, seneksilmeyeceksin. Seni maddenin dışına çıkarıyorum.Ölümsüzlüğün kapılarını açıyorum sana... Anlamıyormusun?Daha düne kadar her yerini ayrı ayrı seviyordum.Ellerini tuttuğum zamanlar ürperirdim, başım dönerdigözlerine bakınca. Dudakların her öpüşte yenidendünyaya getirirdi beni. Al işte, hepsini sanabırakıyorum. Güzelliğinde senin olsun dişiliğinde..Göreceksin, bir gün her yerin şu mektuplar, şuresimler gibi kül olup dağılacak.Bir tel bile kalmayacak saçlarından. Niceleri gibi sende göçüp gideceksin bir gün... Önce güzeliğin terk edecek seni. Ellerin buruşacak, belin bükülecek, ak pak olacak saçların. Boş bir çuvala döneceksin. Gözlerinde o vahşi pırıltı kalmayacak, bütün ateşi sönecek dudaklarının...Ama ben o halinle bile seni terketmeyeceğim. Çünkübenim içimde hep bugünkü gibi kalacaksın. Taptaze,sımsıcak ve korkunç güzel! Yalnız benim gözlerimdebir manası olacak bakışlarının. Ben yok olduğum zamanda satırlarımda yaşayacaksın. Hiç ihtiyarlamadan, hiç değişmeden, hiç tükenmeden... Adım adınla anılacak, adın adımla...Mektuplarınla resimlerini yakacak gücü kendimdebulamasam, o zaman da kendimi yakardım. Şu herkesteseni gören gözlerimi, şu her yerde sana koşanayaklarımı ve şu her zaman sana yazan ellerimiyakardım. Tenimden yükselen alevler ta Allaha kadaruzanır, ona çaresizliğimi anlatırdı.Seni güçsüz, zayıf bir insan tarafından sevilmeninhayal kırıklığına uğratmamak için, şimdi benim yerime, senden kalanları yakacağım. Ben yaşadıkça, varlığım bütün çaresizliklere meydan okuyacak. Unutma; seni sevdiğim için ölebilirdim, seni sevdiğim için yaşayacağım. Biraz sonra mektuplarınla resimlerni tutuşturacak birkibrit çöpü gibi çekiliyorum hayatından. Her şeyiyleonu sana bırakıyorum. Hayatın senin olsun. İstersenhayatım da.. Ama sen kendinin bile olamayacaksınartık. Ben yaşadıkca, adım söylendikçe...Seni bensizliğe ve kendimi sana mahkum ediyorum..