11 Nisan 2005 Pazartesi

BU YÜKÜ NİYE TAŞIYORUM

Brenda yamaç tırmanışı yapmak isteyen genç bir kadındı.
Bir gün cesaretini toplayarak bir grup tırmanışına katildi. Tırmanacakları
yere vardıklarında, neredeyse duvar gibi dik, büyük ve kayalık bir yamaç
çıktı karsılarına. Tüm korkularına rağmen, Brenda azimliydi. Emniyet
kemerini takti, İpi yakaladı ve kayanın dik yüzüne tırmanmaya başladı.
Bir süre tırmandıktan sonra, nefeslenebileceği bir oyuk
buldu..
Orada asili dururken, gruptan yukarıda ipi tutan kişi dalgınlığa
düşerek İpi gevşetiverdi. Aniden boşalan ip, hızla Branda'nin gözüne çarparak
lensinin düşmesine neden oldu.
Lens çok küçüktü ve bulunması neredeyse imkansızdı. Lens
Yamacın ortasında bir yerlerde kalmıştı ve Brenda artık bulanık görüyordu.
Ümitsizlik içinde Brenda, lensini bulması için Allah'a dua
Edebilirdi yalnızca.. Ve içten içe düşünüp dua etmeye başladı.
"Allah'ım! Sen bu anda buradaki tüm dağları görürsün. Bu dağlar
üzerindeki her bir taşı ve yaprağı bildiğin gibi, benim lensimin yerini de
biliyorsun.Onu bulmama yardim et."
Patikalardan yürüyerek aşağı indiler. aşağı indiklerinde,
Tırmanmak üzere oraya doğru gelen yeni bir grup gördüler. İçlerinden biri
"Aranızda lens kaybeden var mi?" diye bağırdı."
Brenda'nın sonradan öğrendiğine göre, lensi bir karınca
taşıyordu ve karınca yürüdükçe yavaşça kayanın üzerinde hareket edip parlayan
lens kızların dikkatini çekmişti.
Eve döndüklerinde Brenda lensini nasıl bulduklarını
babasına anlatacak ve bir karikatürcü olan babası da ağzıyla lens taşıyan
bir karınca resmi çizerek, karıncanın üzerindeki baloncuğa şunları yazacaktı:
"Allah'ım! Bu nesneyi neden taşıdığımı bilemiyorum. Bunu
yiyemem ve neredeyse taşıyamayacağım kadar ağır. Ama istediğin sadece bunu
taşımamsa, senin için taşıyacağım..."

"BU YÜKÜ NİYE TAŞIYORUM" demeyin.....

Hiç yorum yok: